31 Ağustos 2011 Çarşamba

Nicolas Sarkozy’nin İran Tehtidi

Nükleer silah üretiminin artması Dünyamızca barışın tehdit de olduğunu göstermekle beraber bazı azınlık gruplarca soğuk savaştan ders alan ülkelerin de uslu kalmasına neden olduğu gerekçesini barındırıyor. Nükleer silah ne kadar insani boyutta desek ? Hepimiz biliriz zararlarını ama her şekilde de olmazsa olmazdır.
İran’ın Nükleer programı hakkında biraz bilgi verip gündemdeki haberi bu doğrultuda anlatmamın daha iyi olacağı kanaatindeyim. İran’da Nükleer Program, 1950’lerde Barış için Atom bir parçası olarak ABD yardımıyla başlamıştır.1979 da Şah rejimini deviren İslami devrime kadar sürüp belli bir süreden sonra batı desteğiyle azda olsa canlanan İran nükleer programında, uranyum madeni, bir nükleer reaktör ve bir uranyum zenginleştirme merkezi içeren uranyum işleme yapılarından oluşmaktadır. Nükleer Santral üretmek için 2008 yılında harekete geçse de hedefine tam olarak ulaşamamışsa da vazgeçmemiştir.

Anadolu İhtilali Yazı Dizisi-9

Cumhuriyetin devraldığı miras : 13 milyon nüfus,ilkel bir tarım,sıfıra yakın sanayi,madenlerin büyük çoğunluğu,limanlar ve var olan demiryolları yabancı şirketlerin yönetiminde.153 ortaokul ve lise,sadece 1 üniversite var.Halkın yalnız %7 si okur-yazar,bu oran kadınlarda %1 bile değil.Ortaokullarda 543,liselerde sadece 230 kız öğrenci bulunuyor.Ekonomik bakımdan yarı sömürge.Kişi başına gelir 4 lira,kişi başı ortalama kamu harcaması 50 kuruş.Alt yapı akla gelebilecek her alanda yetersiz.Bilim hayatı ve düşünce yok sayılabilecek düzeyde.Anadolu araştırmayan,nakilci ve yetersiz medreselerin elinde.Her yanında tarikatlar,dergahlar,tekkeler

30 Ağustos 2011 Salı

Sizin Atatürk'ünüz Hangisi?

Mustafa Kemal Atatürk..
Kurtuluş savaşını gerçekleştiren,dünyanın en büyük lideri..
Kurtuluş savaşının gerçekleşmesine ön ayak olan biri..
Aslında çok dindar bir lider,Balıkesir Hutbesini okumadınız mı yahu? Ya meclisi cuma namazından sonra açması?
Dini inançları zayıf materyalist bir lider..
Resmen ülkücü biri,Ziya Gökalp'ten ilham aldım diyor daha ne desin?
Kesinlikle sosyalist bir devrimci,sovyetler yoksa niye yardım etsin? peki ya halkçılık,devrimcilik ne oluyor?

BEŞŞAR ESAD 'IN ÜZERİNDEKİ BASKILAR ARTTI


Dış politikamızda gündemde olan Suriye de; gerek devlet karşıtı protestocuların ve gazetecilerin tutuklanması, devlet ve halk arası iletişimin kopuk olması bunun üzerine bizimle arasının bir ileri bir geri adımlarla pek dengeli olmaması ve demokrasiye geçiş adına pek gelişme göstermemesi söz konusuydu. Hepsinin üzerine Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün “güvenimiz kalmadı” sözü ikili ilişkileri dışında da yurt dışında büyük tepkiye neden oldu.
New York Times gaztesi , “Türk Lideri, Esad’a Güvenini Kaybettiğini Söylüyor” başlığını kullandığı haberinde Suriye rejiminin şiddeti sonlandırmasını sağlamak için aylarca yapılan çabaların ardından Cumhurbaşkanı Gül’ün, Şam’daki yönetiine güvenini kaybettiğini söylediğini ancak, Devlet Başkanı Beşşar Esad’ı iktidarı bırakması çağrısında bulunmadığını kaydetti.

30 Ağustos

Bugün 30 ağustos zafer bayramı, aynı zamanda da 11 ayın sultanı ramazan bayramının birinci günü. Bu iki bayramı da , kadınıyla çocuğuyla , genciyle yaşlısıyla hep birlikte kutluyoruz ..
Bayramların bir özelliği vardır hep iyi dileklerde bulunulur...Öncelikle ben de bu çifte bayramda çifte mutlululuğun en güzelinin yaşanmasını diliyorum. Adet yerini bulsun diye !. ama bakıyorum ki sadece dilemekle kalıyorum!.. çünkü normal hayattaki sistem aynen devam etmekte ve hiç bir değişiklik olmamakta o zaman tüm bu iyi dilekler laftan ve yazıdan ibaret Kalıyorlar..

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Sivilleşme

Son yıllarda herkesin ağzında bu kelime kimi zaman doğru yerde doğru zamanda kimi zaman ise yersiz kullanımlarla hep gündemimizde. Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde daha çok gündemde kalacağı da aşikâr.
İlk olarak bundan birkaç yıl önce gündeme gelen Türk Silahlı Kuvvetlerinin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile ortaya atıldı. Daha sonra geçtiğimiz yıllarda yaşanan Yüksek Askeri Şura da sivilleşme ilk sinyallerini verdi. Başbakanın sivil iradenin istediği komutanlara görev vermesi yaş krizi olarak gündeme düştü herkes hatırlayacaktır. Bu kimine göre tasfiye kimine göre kadrolaşma benim gibi düşünenlere göre ise sivilleşmeydi. O tartışmalar başka yazıya konu olacak kadar geniş çaplı ele alınabilir.

Anadolu İhtilali Yazı Dizisi-8

Sevgili okurlarım M.Kemal Atatürk'ü anlatırken sıkça yapılan hatalardan birisi de, sanki onun Cumhuriyet ilan etmesinin şart olduğu,başka bir yolu bulunmadığı gibi bir algının verilmesidir..Halbuki bu büyük bir yanılsamadan başka bir şey değildir.Keza M.Kemal Paşa'nın önünde birden çok seçenek ve keyfi yönetim imkanları da bulunmaktadır.. Emre Kongar'ın 'Tarihimizle Yüzleşmek' adlı eserinden sıkça alıntılar yapıp, bu seçenekleri ele alacağım yazım umarım bu konu'da ki düşüncelerinize yeni ufuklar katabilir..