Son 3 yılın belki de en çok kullanılan kelimesi ; Sivilleşme olmuştur. Peki nedir bu sivilleşme ? Bizim ülkemiz askeri bir düzende midir? Mesela TRT'nin başında bir albay, Meteoroloji işlerinin başında bir Tuğgeneral vardı da bizim mi haberimiz yoktu? Burada sivilleşme olarak bahsedilen olgu, ülke'de Genelkurmay Başkanlığının bazı konularda son söz sahibi olmasını engellemektir.Bu sivil yönetimin en doğal isteğidir..Peki bunun yolu 'Ergenekon,Balyoz,Amirallere Suikast,İnternet Andıcı' gibi davalar ile suçluluğu ispatlanmamış muvazzaf ve emekli yüzlerce TSK personelini cezaevlerine'mi göndermektir?
Bu davalar sonucu Kurumun imajı ciddi bir biçimde zarar görmüş, TSK kendi derdine düşmüş,ülke siyasetinde ki ağırlığı azalmıştır. Ancak bu köklü bir değişiklik ile değil, TSK'nın konum kaybetmesinden meydana gelmiştir.Yani Silahlı Kuvvetler bugün kamuoyunda zor duruma düşürüldüğü için bazı konularda sessizdir.Zihniyeti ise Harbiye Marşında açıkca durmaktadır ; 'Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti, cehennemler kudursa dönmez nigahbanıyız' der o tüyleri diken diken eden marşta..Gerçek bir sivilleşme ancak Harp Okulu eğitiminden başlar.Tabi Ordu'nun aktif politikaya müdahil olduğunu düşünüyorsanız..
30 Ağustos askeri bir gün olmamalıdır diyen bir basın bile vardır.Zaferin kazanıldığı gün neden sivil olmalıdır ki?Biz bu memleketi diplomasi ile politika ile değil bin bir zorluk ile harp ile elde ettik.. Bu insanlar hiç tarih okumamış olabilir ama bunlara inanan yurttaş dedelerinden ninelerinden de mi Kuruluş Savaşı hikayelerini, yaşanan zorlukları dinlemediler? 19 Mayıs,23 Nisan,29 Ekim zaten sivil bayramlar değil midir? Tüm ülkelerde askeri bir gün vardır, bizde de o gün 30 Ağustos Zafer bayramıdır.Aynı zaman da TSK günüdür. Bundan bile rahatsız olan zihniyetin derdinin sivilleşme değil hesaplaşma olduğu açıktır.
Ulus Devletler de Ordu önemli bir yere sahiptir. Milli Mücadele ile kurulmuş memleketlerde Ordu'nun önemini azaltmak zordur.Çünkü o ülkeler kurulurken muhakkak dönemin politikacılarının gafleti,ihanetini görmüşlerdir.Onları Ordu canı pahasına kurtarmıştır.Bu sebeple Batı tipi Ordu modelleri bu tarz ülkeler için zordur.Bizim ülkemiz'de de Ordu kendisini politikaya değil, Üniter yapıya ve laik sisteme taraf görmüştür.Bunlar iç politikanın yukarısında ve de ayrı konulardır onlara göre. Yazının başında ki örnekte de belirttiğimiz üzere TRT nin başında kim varmış diye düşünmez Genelkurmay, basit siyasi hesaplar ile uğraşmaz,uğraşmamıştır,uğraşmamalıdır da..
Gerçek anlamda sivilleşme isteniyorsa MGK'da karışık düzenle oturmakla bu sağlanamaz. Sivilleşmede samimiysek,bunu harp okulları müfredatından başlatmak lazım gelir.Harp okullarında hangi dersin okutulacağına karar veren komutanlık EDOK'tur. EDOK Komutanlığının başındaki son ismin Erzincan Soruşturmasının 1 numaralı sanığı Org.Saldıray Berk Paşa olduğunu hatırlarsak Harp okullarına verilen eğitimde en ufak bir değişiklik olmadığını söylemek zor olmayacaktır.
Sivilleşmede 'samimiyet' hayati önem taşımaktadır,aksi halde toplum olarak kendimizi çok acı olayların içerisinde bulabiliriz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder