30 Ağustos 2011 Salı

BEŞŞAR ESAD 'IN ÜZERİNDEKİ BASKILAR ARTTI


Dış politikamızda gündemde olan Suriye de; gerek devlet karşıtı protestocuların ve gazetecilerin tutuklanması, devlet ve halk arası iletişimin kopuk olması bunun üzerine bizimle arasının bir ileri bir geri adımlarla pek dengeli olmaması ve demokrasiye geçiş adına pek gelişme göstermemesi söz konusuydu. Hepsinin üzerine Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün “güvenimiz kalmadı” sözü ikili ilişkileri dışında da yurt dışında büyük tepkiye neden oldu.
New York Times gaztesi , “Türk Lideri, Esad’a Güvenini Kaybettiğini Söylüyor” başlığını kullandığı haberinde Suriye rejiminin şiddeti sonlandırmasını sağlamak için aylarca yapılan çabaların ardından Cumhurbaşkanı Gül’ün, Şam’daki yönetiine güvenini kaybettiğini söylediğini ancak, Devlet Başkanı Beşşar Esad’ı iktidarı bırakması çağrısında bulunmadığını kaydetti.

30 Ağustos

Bugün 30 ağustos zafer bayramı, aynı zamanda da 11 ayın sultanı ramazan bayramının birinci günü. Bu iki bayramı da , kadınıyla çocuğuyla , genciyle yaşlısıyla hep birlikte kutluyoruz ..
Bayramların bir özelliği vardır hep iyi dileklerde bulunulur...Öncelikle ben de bu çifte bayramda çifte mutlululuğun en güzelinin yaşanmasını diliyorum. Adet yerini bulsun diye !. ama bakıyorum ki sadece dilemekle kalıyorum!.. çünkü normal hayattaki sistem aynen devam etmekte ve hiç bir değişiklik olmamakta o zaman tüm bu iyi dilekler laftan ve yazıdan ibaret Kalıyorlar..

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Sivilleşme

Son yıllarda herkesin ağzında bu kelime kimi zaman doğru yerde doğru zamanda kimi zaman ise yersiz kullanımlarla hep gündemimizde. Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde daha çok gündemde kalacağı da aşikâr.
İlk olarak bundan birkaç yıl önce gündeme gelen Türk Silahlı Kuvvetlerinin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile ortaya atıldı. Daha sonra geçtiğimiz yıllarda yaşanan Yüksek Askeri Şura da sivilleşme ilk sinyallerini verdi. Başbakanın sivil iradenin istediği komutanlara görev vermesi yaş krizi olarak gündeme düştü herkes hatırlayacaktır. Bu kimine göre tasfiye kimine göre kadrolaşma benim gibi düşünenlere göre ise sivilleşmeydi. O tartışmalar başka yazıya konu olacak kadar geniş çaplı ele alınabilir.

Anadolu İhtilali Yazı Dizisi-8

Sevgili okurlarım M.Kemal Atatürk'ü anlatırken sıkça yapılan hatalardan birisi de, sanki onun Cumhuriyet ilan etmesinin şart olduğu,başka bir yolu bulunmadığı gibi bir algının verilmesidir..Halbuki bu büyük bir yanılsamadan başka bir şey değildir.Keza M.Kemal Paşa'nın önünde birden çok seçenek ve keyfi yönetim imkanları da bulunmaktadır.. Emre Kongar'ın 'Tarihimizle Yüzleşmek' adlı eserinden sıkça alıntılar yapıp, bu seçenekleri ele alacağım yazım umarım bu konu'da ki düşüncelerinize yeni ufuklar katabilir.. 

Türkiye'nin Anayasal Ve Demokratik Gelişimi -5

14 Mayıs 1950’de çok partili sisteme geçişin en önemli dönemeci olan milletvekili genel seçimleri yapılmıştır. Türk ulusu verdiği oylar ile iktidarı değiştirmiştir.1950 döneminde Demokrat Partinin üstün bir çoğunluk elde etmesiyle Türkiye’de Demokratik sistem tam bir işlerlik kazanmıştır. İktidar seçimler sonucunda ve barışçıl bir yöntemle değişmiştir.
1950-1960 arasında Türkiye’nin siyasî hayatına damgasını vuran Demokrat Parti dönemi, uygulanan değişik politikalarla birkaç evrede geçmiştir. Önce 1954’e kadar süren bir liberalleşme dönemi yaşamıştır. Bu dönemin temel bir özelliği, 1950’ye kadar biriktirilen bütün rezervler kullanılarak ve başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinden kalkınma yardımı alınarak ülkenin bir ekonomik refah dönemi geçirmesi sağlanmıştır. Ancak bu dönem çok uzun sürmemiştir. Ayrıca oldukça plânsız kullanılan kaynaklar tükenince ekonomik darboğazlar başlamıştır. Doğal olarak siyasal ve toplumsal yaşamı da etkileyen bu dönem yeni düzenlemeleri gerektirmiştir. Nitekim 1950’de özgürlükçü bir siyasal ve toplumsal düzenin savunucusu ve uygulayıcısı olarak işe başlayan Demokrat Parti, sert muhalefetinde etkisiyle 1954’den itibaren katı ve kısıtlayıcı bir tutum içine girmiştir. Buna karşılık muhalefet partileri birleşme kararı almışlardır. Bu girişimi engelleyen ve seçimleri bir yıl öne alan Demokrat Parti yönetimi, 27 Ekim 1957 genel seçimlerinde ilk defa olarak muhalefetin toplam oyunu aşamamıştır.

Güzel Ülkemin Hali Yönetim Ekibi ( Bülent Ecevit'e veda)



Güzel Ülkemin Hali Yönetim Ekibi

28 Ağustos 2011 Pazar

Anadolu İhtilali Yazı Dizisi-7

'Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini her şeyi ona borçluyuz' .. diyordu 30 Ağustos Zaferi için Falih Rıfkı Atay.. Bir Millet ateşle imtihan edilmiş ancak bu mücadele'den alnının akıyla çıkmıştı..İzmir'de neredeyse bütün kadınlar boyunlarındaki madolyonlara M.Kemal Paşa'nın resimlerini koymuşlardı..Paşa,namuslarını söz verdiği gibi kurtarmıştı.. Düşmanı Milletin Harim-i İsmetinde boğmuştu..9 Eylül günü İzmir Türk Tarihi'nin en heyecanlı günlerinden birini yaşıyordu.Akın akın Ordumuz İzmir'e akıyor, süvariler ile piyadeler daha önce varmak için birbirleriyle yarışıyorlardı..